«
  1. Anasayfa
  2. ANASAYFA
  3. İlk Çağlarda Tıp

İlk Çağlarda Tıp

marie curie

İlk Çağlarda Tıp

Yüz yıllar boyunca insanlar hastalıkları tedavi etmenin yollarını aramışlardır. Eski çağlarda hastalıkların tanrıların verdiği cezalar olduğuna inanılırdı. Günümüzde ise bilimadamları, sürekli olarak hastalıkları önlemenin ve iyileşmenin yeni yollarını araştırmaktadır.

Kafa tası delme İ.Ö 10.000

Hem Avrupa’da hemde Amerika’da, kafa tasında delik açma uygulaması vardı. Deliklerin amacı, kötü ruhların çıkıp gitmesini sağlayarak hastalıkları iyileştirmekti.

İmboteb İ.Ö 2700: Adı bilinen ilk hekim, Mısırlı İmhotebdir. İmhoteb iyileştirme konusunda büyük bir ün kazandı ve daha sonra Mısır’ın tıp tanrısı olarak tanındı.

İ.Ö 2600: Çin’de içinde kan dolaşımından da söz edilen tıbbın kuralları yazıldı.

İ.Ö 1000: Hindistan’da ameliyatlar yapıldı. Cerrahlar kol yada bacak kesiyor, deri yamaları yapıyor katarakt ameliyatı yapıyorlardı.

İ.Ö 400: Yunanlı hekim Hippokrates (y.i.ö 460-377), hekimlerin ilk görevinin hastalıklarının yararına hareket etmek olduğunu belirtti ve öğrencilerinin izlemesi için bazı kurallar geliştirdi. Günümüzde de doktorların uydurdukları,”Hipokrat yemininin”temelini bu kurallar oluşturmaktadır.

İ.Ö 2: Çin’de hastalıkların iyileştirilmesi için derinin iğnelerle delinmesinden oluşan akupunktur uygulandı.

İ.S 130: Yunanlı hekim Galenos, insanın duygu durumunun dört sıvının dengesine bağlı olduğu düşüncesini ortaya attı; Siyah safra (melankoli);sarı safra (sinirlilik); kan (neşe); balgam (sogukkanlılık).

1300: Aşırı kanın bazı hastalıkların nedeni oldu düşünüldüğünden sülüklere kan emdirilirdi. Kan alınarak tedavi edilen hastalıklar arasında urlar, ateş ve damla hastalığı vardır.

1543: Flaman hekim Andreas Vesalius (1514-1564) tarafından insan bedeninin ilk doğru anotomik çizimi yapıldı. Bu çalışma için, çalınmış cesetler kullanılmıştı.

1590: Birleşik mikroskop icat edildi. Hollandalı Zacharias Janssen  (1580-1630) iç içe geçirilmiş iki boruya mercekler yerleştirmişti.

1600: Güney Amerika’da sıtma için kinin kullanıldı.

1615: İtalyan hekim Sanctorius(1561-1636) tarafından insanların ateşini ölçmeye yarayan ilk dereceyi  (termometre) geliştirdi.

1628: İntiltere kralları Jame I’in ve Charles I’in doktoru olan William Harvey (1578-1657) kan dolaşımının ilk açıklamasını yaptı.

1683: Hollandalı bilimadamı Antonie van Leeuwenhock (1632-1723), mikroskopla ilk kez bakteri gördü.

1796: İngiliz hekim Edward Jenner (1749-1823), çiçek hastalığına karşı aşı buldu. Bir sütçü kızın elindeki yaradan aldığı inek çiçek hastalığı mikrobuyla sekiz yaşındaki bir çocuğu aşıladı.

1800: İtalyan fizikçi Volta (1745-1827), elektriğin kaslar üstündeki etkisini tanımladı.

1805: Afyondan, bir ağrı kesici olan morfin ayrıştırıldı.

1810: Alman hekim Samuel Hahnemannn (1755-1843), homeopatiyi tanıttı. Bu yeni sistem, hastalıkları benzerleri ile tedavi etme ilkesine dayanıyordu.

1816: Fransız hekim Rene Laennec (1781-1826) bir kağıt rulosundan ilk stetoskopu yaptı.

1844: Horace Wells (1815-1848) tarafından ilk anastezi maddesi olan güldürücü gaz (diazotmonoksit) kullanıldı.

1846 : ABD’li dişçi William Morton (1819-1868) anestezide (uyuşturma) eter kullanıldı.

1847: Sir James Young Simpson (1811-1870) anastezide kloroform kullanıldı.

1849: ABD’deki bir tıp fakültesinden ilk kez bir kadın mezun oldu: Elibazeth Blackwell (1821-1910).

1854: Floransa (İtalya) doğumlu İngiliz hemşire Florence Nightingale (1820-1910), Üsküdar’daki Selimiye kışlasında, Kırım savaşında yaralanmış askerlere hemşirelik yaptı. Lanbalı kadın olarak ün saldı ve 4 yıl sonra Londra’ya dönerek bir hemşirelik okulu açıp, hemşirelik standartlarının yükseltilmesine öncelik etti.

1859: Alman fizikçi Wilhelm Roentgen (1845-1923) röntgen ışınlarını buldu. Bu ışınlarla ilk kez eşinin elinin filmlerini çekti.

 

1860: İngiliz cerrah Joseph Lister (1827-1912), ameliyatlardaki enfeksiyonları önlemek için , zayıf karbolik asit biçimindeki ilk antiseptiği kullandı.

1864: İsviçreli iş adamı Henri Dunant (1829-1910) Solferino savaşında (1859) yaralananlara yardım ettikten sonra Cenevre’de (İsviçre)  Kızıl Haç‘ı kurdu.

1865: İngiltere’nin ilk kadın hekimi Elizabeth Garrett Anderson çalışmaya başladı. Fransız Louis Pasteur (1822-1895) yiyecekleri ısıtarak bakterileri öldürme yöntemini, yani pastörizasyonu buldu.

1883: Alman bilimadamı Robert Koch (1843-1910) vereme ve koleraya neden olan bakterileri buldu.

1883: Bir göz ameliyatında, yerel anestezi maddesi olarak kokain kullanıldı.

1886: Ameliyat aletleri buharla mikroptan arındırıldı. Cerrahlar ameliyatlarda özel giysiler giymeye ve maske takmaya başladılar.

1895: Avusturyalı doktor Sigmund Freud (1856-1939) psikanalizin temellerini attı. Ruhsal bozuklukları olan insanları, düşleri ve çocukluk deneyimleri konusunda konuşturarak tedavi etti.

1902: Polonya doğumlu Fransız Marie Curie (1867-1934) ve eşi Pierre Curie (1859-1906) radyum ile polonyumu buldular. Bu elementler günümüzde kanser tedavisinde yararlanılan radyoterapide (ışın tedavisi) kullanılmaktadır.

1910: Avusturyalı patoloji uzmanı Dr Karl Landsteiner (1868-1943) 4 kan grubunu (A, B, AB, 0) buldu.

1912: İngiliz biokimya uzmanı Sir Frederick Gowland Hopkins (1861-1947) vitaminleri buldu.

1920: Beyin dalgalarını kaydeden ilk EEG aygıtı geliştirdi.

1921: Marie Stopes (1880-1958) tarafından ilk doğum kontrol kliniği kuruldu.

1922: 14 yaşında bir çocuğa ilk insülin iğnesi yapıldı.

1928: İskoç bakteri bilim uzmanı Sir Alexander Fleming (1881-1955) bir tabakta gelişen küf ile penisilini buldu.

1928: Boston’da yapay akciğer geliştirildi. 1932’de bu aygıtla felçli bir çocuğun hayatı kurtarıldı.

1950: Chicago’da ilk böbrek aktarımı yapıldı.

1950: Kadınlar için doğum kontrol hapları üretildi ve 1960 lara doğru büyük yaygınlık kazandı.

1952: ABD’li bilimadamı Jonas Salk (dogumu 1914) çocuk felcine karşı aşı üretti.

1953: ABD’li biyoloji uzmanı James Watson (doğumu 1928) ve İngiliz biyokimya uzmanı Francis Crick genetik malzemenin (DNA) yapısını açıkladılar.

1954 : Kalp ameliyatlarında kullanılmak için akciğer, kalp aygıtı geliştirildi.

1954: Stockholm’da (İsveç) ilk kez bir insan bedenine “pacenaker” (kalp pili) yerleştirildi.

1958: Endoskop ( beden içini incelemeye yarayan teleskop) geliştirildi.

1967: Güney Afrikalı cerrah Christiaan Barnard kalp aktarımını gerçekleştirdi. Hasta 18 gün yaşadı.

1970: Kalp pilleri yaygınlaştı.

1970: BT (Bilgisayarlı tomografi) tanıtıldı. Böylece iç organların röntgenle saglanan dan daha ayrıntılı görüntüleri elde edildi. NMR iç organların radyo dalgalarıyla taranmasını sağlayan NMR (nükleer magnetik rezonans) geliştirildi.

1976: Avusturalya’da bir trafik kazası kurbanına transsistörlü biyonik kol takıldı.

1978: İngiltere’de, ilk tüp bebek Louise Brown doğdu.

1980-1990: Göz ve bazı kanser ameliyatlarında lazerden yararlanıldı. Bedene açılan küçük deliklerden ameliyatlar yapıldı. Gen aktarımı gerçekleştirildi. Bozuk yada eksik genlerin yerine yapay kopyaları yerleştirildi.

 

Güneş ve Güneş Sistemi

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yaz

seda sarac Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Yorumlar

  1. Recep Hilmi TUFAN

    Bu alanda ün salmış Müslüman tıpçılardan nedense hiç bahsedilmemiş ancak Harezmî, Birûnî, İbn-i Sînâ ve akla gelmeyen bir sürü ismi atlamak olmazdı.

  2. Baran

    Keşke Çin ve Mısır medeniyetlerinden daha fazla belge kalabilseydi bizlere. Böylece sadece tıp değil birçok alandaki gelişimlerini daha iyi gözlemleyebilme şansımız oldurdu. Ben ilk çağlarda tıp gelişiminin şu an elimize kadar gelen belgelerin çok ötesinde olduğunu düşünüyorum. Yazdığınız gibi kan dolaşımının bulunması, çeşitli tedavi yöntemlerinin keşfi, büyük ihtimalle Hipokrat’ın çok daha öncelerine dayanıyor

  3. Gizem

    İlk çağlarda tıp ne kadar ilginçmiş. Gerçi şaşırmamalı şuan bile doğru bildiğimiz yanlışlar her geçen gün artıyor. En garibime giden şeyde kafatası delinme olayı. Kötü ruh kafasından çıksın gitsin diye kafatası deliyorlarmış he.. Kafası delinen insanın ruhu kötüyse uygulama doğru delinmeyle beraber ruh da çıkıp gidiyordur 😀 Bazen öyle şeyler okuyorumki eski inançlar ve eziyet edici uygulamalar, iyi ki bu zamanda doğmuşum dediğim çok oluyor.