Unutma Bu 23 Nisanı

Sevgili çocuklar 23 Nisan ulusal egemenlik çocuk bayramı siz çocuklara verilen bir bağımsızlık hediyesidir. 

Hayallerin uykuda, hayat tüm gerçekliğiyle karşında çocuk!!Uyan…

 

Ve Unutmayın Bu 23 Nisanı

Unutmayın bu 23 Nisanı umutlarınızdan, hayallerinizden ve geleceğinizden vazgeçirmesin yer yüzünün karanlığı. Engel olmasın karanlık günler, gök kuşağınıza. Gülüp geçin yaşanan acılara. Renklendirin güneşi tüm dilde aşkla yazılan şarkılarla.
Bu sizin bayramınız koşmak, hayal kurmak hakkınız. Vermeyin izin kirli ellerin kapatmasına dünyanızı, Korkmayın düşmekten! yeniden doğun her hücreden. Süsleyin sesinizle sizlere emanet ettiğimiz dünyayı. Canlandırın fikirlerinizle. Örtmeyin geçmişin karanlığını. Utandırmasın seni tanrının oyuncakları. Güçlü dur çocuk güçlü geçmiş vurguluyor bütün gerçeği. İzin verme senin olana el uzatılmasına. Sahip çık kemanından çıkan özgürlük şarkısına. İzin verme hakkının suistimal edilmesine rengini değiştirme, Hayallerin gerçeklerin altında kalmasın, Verme uçurtmanın ipini başkasın eline . Gülümse çocuk gülümse ayağa kalk dik dur ve gülümse. Gece kandırmasın seni bir resim çiz gök yüzüne. Göster onlara gerçek resmin özgürlük olduğu gerçeğini.
Bu günü düşün bugünün karanlığını, bugünün tüm dünya güçlerine karsı önüne geçemediği karanlığı yetiştirin  kendinizi izin vermeyin hayallerinizin adres değiştirmesine .Unutmayın eziyete uğrayan ruhlarınızı ve aydınlığa çıkarmak için umutlarınızı.

Düşleriniz rengarenk olsun yırtmak için karanlığı.

 

Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.(Hakimiyet bilâ kayd-u şart Milletindir.)Bu  veciz ifadesini yedi düvele hatırlatan Mustafa Kemal acaba ne söylemek istemiştir ? Yanıt çok basittir aslında. Atatürk, esir alınmaya çalışılan bir milletinin şahlanışı ancak böyle felsefi bir yorumla beslerdi.
Mücadelenin yaşanması ,destansı bir hikaye değildi. Ancak öncelikle kendine güvenen büyük bir insanın aşırı derecede güvendiği ulusuna zaten şöyle seslenmemiş miydi ? “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır o satıh da vatan toprağıdır.!” Savaşın kaybedilecek olacağı anlarda, can simidiydi oysaki.
Ben size ölmeyi emrediyorum dediği Çanakkale siperlerinde keşfetmişti asil çocuklarını. Her birisi paha biçilmez cevherdiler. Ve ülküleri vatan, bayrak ve tam bağımsız bir ülkeydi. Amaç etrafında toplanan isimsizler adanmışlığın romanını yazıyorlardı çünkü.! On üç, on dört, on beş, on altı yaş grubuydu hemen hemen hepsi de..
Tüyü bitmemiş bebelerin direnci daha o gün eşsiz önderin dikkatini çekmekle kalmayıp bir Türk dünyaya bedeldir hipotezini insanlık tarihinin gözleri önüne sürmesine neden bir gelişimdi kesinlikle..
İşte 23 Nisan‘in hedefi dün, bugün, yarın köprüsü üzerinde yediden, yetmişe herkesi kucaklayabilmekti. Hem Milletin Meclisinin tescili için önemli hamle, hem de yarınları emanet edeceğimiz çocuklarımıza öz güven aşılayan ikramdı atasından adeta. Gönüllerde ki; Mustafa Kemal sevdasını asla söndürmeyecek ümidini taşımaktansa nefes almayı arzulayalım el birliğiyle..Nice 23 Nisanlar da, kenetlenmiş vaziyette dimdik durup,omurga göstermeli..Asimile edilmek istenen Türklerin tokadını yapıştıralım ki; Tarih Atatürk’ün çocuklarından övgüyle bahsedip, sayfalarına itina ile kayıt düşebilsin.. Son sözümüz yine mihmandarımızdır elbette.. Veee “Ne mutlu Türküm diyene !”söylevini haykırıyoruz sonsuzluğa. Bize bu vatanı tertemiz teslim edip, emanet eden kahraman ecdadımıza.

 

 

 

Comments

comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir